Sen, disiplin ve empatiyi aynı kişide birleştiren nadir bir profilsin. Çoğu sistematik insan zamanla empatiyi kaybeder (verimlilik insancıllığa galip gelir. Çoğu empatik insan da sistemin diline yabancılaşır) kalp aklı yener. Sen ikisini birden tutuyorsun, ve bu denge gerçekten zor. Ekiplerin hem akıllı hem sıcak bir lider istemesi nadir bulunması, bu yüzden, ve sen o kişisin. Yapıyı kuruyorsun, planları çiziyorsun, sistemleri tasarlıyorsun; ama aynı zamanda insanların duygularını fark ediyor, ihtiyaçlarını görüyor, kendilerini koruyamadıkları yerlerde onları koruyorsun. Bu kombinasyon ekipleri hem verimli hem mutlu kılıyor; başkalarının başaramadığı bir denge. Ama bedeli yüksek: çift yakıt tüketimi. Hem yapısal beyin hem duygusal kalp aynı anda çalışıyor. Bu paralel sistem yorucu. Sen bunu fark etmiyorsun çünkü doğal işleyişin. Ama beden ölçer, ve birgün ödetir.
Senin süper gücün yapı ve sıcaklık birleşimi. Hem planlar yapıyorsun hem insanları görüyorsun. Bu kombinasyon ekipleri hem verimli hem mutlu kılıyor; başkalarının başaramadığı bir denge. İkinci süper gücün: çoklu zekâ kullanımı. Bir karar verirken hem rasyonel analiz hem duygusal okuma yapabiliyorsun. Bu çok yönlülük üst yönetimde değerli. Üçüncü süper gücün: ekibe çapa olma. Sen bir ekipte hem düzeni hem morali tutuyorsun. Ekibin sürdürülebilirliği senin varlığına bağlı. Dördüncü gücün: insanları geliştirme. Sen ekip üyelerini sadece "kullanmıyorsun", onları geliştiriyorsun. Mentorluk doğal yapın. Beşinci gücün: kriz dönemlerinde dengeyi tutma. Bir kriz çıktığında hem yapı kuruyor (problemi çözmek için) hem insanları koruyor (panik etmemek için). Bu çift kapasite kriz liderliğinin en aranan formu.
En büyük kör noktan aşırı sorumluluk. Hem işi hem insanları yönetmek istiyorsun; ikisi birden enerji tüketiyor. Sen kendi sınırlarını koruyamıyorsun çünkü iki tarafta da görev hissi var. İkinci kör noktan: delegasyon zorluğu. Mükemmel iş yapmak istiyorsun ama insanları da koruyacaksın; sonuçta her şeyi sen yapıyorsun. Üçüncü kör noktan: kendi ihtiyaçlarını erteleme. Başkalarının ihtiyaçlarını ve sistemin ihtiyaçlarını görüyorsun, kendininkini görmüyorsun. Bu kalıp 35-45 yaşlarda ciddi sorunlara yol açıyor: tükenmişlik, depresyon, fiziksel hastalık. Dördüncü kör noktan: çift sorumluluk yükü farkındalığı eksik. Sen "iş yapıyorum" sanıyorsun, gerçekte iki iş birden yapıyorsun. Bu çift yük hesaplanmıyor. Beşinci kör noktan: sınır koymanın "kaba" olduğunu sanma. Hayır demek senin için zor çünkü hem iş hem insan ilişkileri zarar görüyor sanıyorsun. Halbuki sınır koymak ilişkileri korur, yıkmaz.
Ekibin hem lideri hem kalbisin. Nadir, ve sürdürülebilirlik gerektiren. Bu çekim modu özellikle insan odaklı sektörlerde kuvvetli: sağlık, eğitim, sosyal hizmet, insan kaynakları. Ekibinin senin etrafında toplanması doğal; sen onlara hem yön hem güven veriyorsun. İkinci çekim noktan: kıdemli rol modeli. Genç profesyoneller senin disipline ve sıcaklığa hayran kalıyor. Sen mentor pozisyonunda olabiliyorsun; birçok kişi seni rol model alıyor. Üçüncü çekim: güvenilirlik + insanilik. Müşteri, ekip, ortak: herkes seninle çalışmak istiyor çünkü yetkinlik ile insan değer aynı pakette geliyor. Dördüncü çekim: kalıcı sosyal ağ. Sen ilişkilere yatırım yapıyorsun. 10-20 yıl içinde geniş ve derin bir ağ kurmuş olabilirsin; eski iş arkadaşları, mentor olduğun kişiler, kaliteli müşteriler.
Bu bölümler kişisel raporda yer alıyor: Stres altında · İlişkilerde · Çatışmada · İdeal partner · Kariyer yolların · Kariyer engelin · Bunu aşmak · Seni tüketen · Seni şarj eden · Temel iç çatışman · Çözmek · Bu örüntü nereden geliyor